Japonların senaryo ve karakter yaratmadaki becerilerine hayran biri olarak söylüyorum, övgüler duymuş olsam da, Soul Sacrifice’a başlarken öyle aman aman bir şeyle karşılaşacağımı düşünmüyordum. Arenalarda enteresan boss’larla karşılaşıp karakterimi geliştirebileceğim, kendi klasmanında zengin bir RPG olacağı malumdu, ancak Soul Sacrifice’ın asıl güçlü yanı hikayesi arkadaşlar. Daha doğrusu “hikayeleri”…

Bir varmış, bir yokmuş…

Soul Sacrifice - Librom

Soul Sacrifice’a başlayıp, hücrenizdeki gizemli ve alabildiğine çirkin yoldaşınız Librom’un kapağını araladığınız andan itibaren birbirinden ilginç onlarca öykü dinlemeye hazır olun. Librom demişken, kısaca hikayenin nasıl başladığı anlatayım; Magusar isimli bir büyücünün dünyanın sonunu getirmesiyle başlıyor her şey. Dünya üzerinde varolan tüm canlıları hizmetkarları aracılığıyla toplayıp kemiklerden yapılma hücrelere kapatan Magusar, belli aralıklarla her birini kurban ederek ruhlarını emiyor. Bunu neden yapıyorun cevabı veriliyor hikayede. Zaten Librom’un ana hikayesinin aşağı yukarı tamamı Magusar’ın geçmişini anlatıyor.

Başlangıçta, sizden bir önceki kurbanın Magusar tarafından katledilişini izledikten sonra, konuşan tuhaf kitap Librom hücrenizde beliriyor. Size buradan kurtulmak için yardım edebileceğini, bunun için Magusar’ın ve kitabın asıl kahramanının tüm öyküsünü okumanız gerektiğini anlatıyor.

Librom’u okudukça ve içerisinde anlatılan anıları yaşadıkça karakteriniz yeni güçlere sahip oluyor. Tek bir amacınız var; bu anıları kullanarak yeterince güce kavuşmalı ve Magusar’ın karşısına çıkmalısınız. Tek umut sizsiniz…

Magusar

Eğer sabırla oynayıp hikayeyi bitirirseniz, kitabın giriş sayfasındaki okunamayan isim okunabilir hale gelecek. Son ana kadar tahmin edemediyseniz, bu noktada yüzünüzde bir şaşkınlık ifadesi belireceğinden eminim.

Her şey bundan ibaret değil elbette. Soul Sacrifice’ı özel kılan bir diğer şey, içeriğindeki onlarca minik hikaye. Bunların pek çoğu gerçekten güzel düşünülmüş ve Soul Sacrifice’ın şiddet dolu, grotesk dünyasını daha iyi anlamanıza yardımcı oluyor. Hele bir tanesi vardı ki, gerçekten çok ama çok beğendim; yanılmıyorsam Grimm fraksiyonuna ait öykülerden biriydi, The Curse of Narcissism (Narsisizm Laneti); adından da anlaşılacağı gibi hikayemizin kahramanına yolculuğunun bir bölümünde eşlik eden, sinir bozucu bir narsistin hikayesiydi. Karakteri tanıyıp, narsisizminin ardındaki gizemi öğrendiğimde gerçekten çok şaşırmış ve etkilenmiştim. Bunun gibi onlarca küçük hikaye o kadar güzel düşünülmüş ve  yazılmış ki, vakit ayırıp okuduğunuza gerçekten değiyor.

Soul Sacrifice Delta - Snow White

Bu noktada oyunun hoşuma gitmeyen bir yanından bahsetmek istiyorum. Hikaye ve oynadığımız kısımlar arasında bir kopukluk var gibi. Yani oyunu hiç oynamasanız, yalnızca Librom’un sayfalarında ilerleyip hikaye kısımlarını okusanız da birşey eksilmez diye düşünüyorum. Oyunun her bölümü bir arenada boss ve küçük yaratıklarla savaşmaktan ibaret. Bu karşılaşmaları kazandığınızda Librom’un daha önce okunamayan sayfaları açılıyor ve hikayeye devam ediyorsunuz.

Yanlış anlaşılmasın; bu oynadığınız kısımların kötü olduğu anlamına gelmiyor. Aksine sadece arenada savaşmak gibi basit bir fikir üzerine kurulu olsa bile, Soul Sacrifice inanılmaz detaylı bir yapıya sahip. Karşılaşmalardan kazandığınız Offering adı verilen güçler aslında büyüleriniz oluyor. Her karşılaşmadan önce bunlardan altı tanesini seçebiliyorsunuz. Offering’leri birbirleri ile birleştirilip daha güçlü büyüler de yaratabilirsiniz, ki sayıları gerçekten çok fazla. Bir de buna birbirlerine karşı zayıf ve güçlü olabilen 5 element ekleyin (Heat>Venom, Frost>Heat, Volt>Frost, Stone>Volt, Venom>Stone). Tüm savaş boyunca offering’leri kullanarak düşmanınızı alt etmeniz gerekiyor. Offering’lerin kullanımı kısıtlı olduğu için savaş sırasında etraftaki bazı nesneleri veya yaratıkların ruhlarını kullanarak bunları tazelemeniz gerekiyor. Eğer savaştığınız sırada bir offering’i tamamen tüketirseniz, kazanana ya da kaybedene kadar bir daha kullanamıyorsunuz. Tükenen offering’i geri getirmek içinse Librom’un göz yaşlarını kullanmanız gerekmekte.

Yalnız, bunun göz yaşı olduğunu düşünürseniz, Librom size “aptal” demekten geri kalmıyor. Söylediği kadarıyla bu şeyin adı Lacrima. Kaybettiğiniz büyülerinizi geri getirmenin yolu da Lacrima’yı kullanmak. Ha bir de unutmadan, kaybettiğiniz uzuv ve organlarınızı geri getirmenin yolu da Lacrima!

Kurban Olduğum!

Uzuvları kaybetmek kulağa ilginç geliyor.. Soul Sacrifice’ın temeli bir şeyleri kurban etmeye dayanıyor. Öldürdüğünüz yaratıkların her birini kurban etmeniz (Sacrifice) ya da ruhlarını kurtarmanız (Save) gerekiyor. Kurban ettiğinizde kazandığınız Soul Essence ile büyüleriniz daha fazla hasar verir hale gelirken, kurtardığınızda kazandığınız Life Essence ile daha dayanıklı hale geliyorsunuz. Ayrıca hangi yaratığın ruhundan ne kadar topladığınıza bağlı olarak, belli Sigil‘ler de aktif hale geliyor ve sağ kolunuza bu Sigil‘leri ekleyerek güç, dayanıklılık, hasar gibi özelliklerinizi artırabiliyorsunuz.

Soul Sacrifice Save Fate

Ancak kurban edebildiğiniz şeyler yalnızca diğer yaratıklar değil. Black Rites adı verilen çok güçlü ayinleri gerçekleştirebilmeniz için kendi parçalarınızı kurban etmeniz gerekiyor (ör: göz, deri, kol, bacaklar, beyin gibi). Black Rite yaptığınızda karşılaşmanın sonuna kadar söz konusu parçanız hasarlı kaldığı için oynamak ciddi manada zorlaşıyor. İşte bu hasarları da Lacrima ile geri alabiliyorsunuz.

Soul Sacrifice Black Rites

Her savaştan sonra Librom’la konuştuğunuzda gözünden akan Lacrima’yı toplamanız gerekiyor. Yalnız her savaşın ardından Lacrima toplamak için acele etmenize gerek yok. Toplamadıklarınız birikiyor ve Librom ile konuştuğunuzda hepsini birden alabiliyorsunuz.

Kurban etmekten devam edecek olursak; savaşlara tek başınıza katılmak zorunda değilsiniz. 4 kişiye kadar online ya da yanınıza iki NPC alarak da savaşlara katılabilirsiniz. Peki sizinle savaşan karakterler düştüklerinde ne oluyor? Bunun cevabı sizde. Dostlarınızı kurtarma seçeneğiniz olduğu gibi, onları kurban da edebilirsiniz. Birlikte savaştığınız kişileri kurtardığınızda, yine sizin yanınızda savaşmaya devam ediyorlar. Ancak kurban ederseniz düşmanlarınıza ciddi hasarlar veren bir Black Rite gerçekleştirmiş oluyorsunuz. Kurban edilen oyuncular savaş alanında görünmez olarak gezinmeye devam edip diğer oyunculara dokunarak saldırı gücünü artırırken, düşmanlara dokunarak defanslarını düşürebiliyorlar.

Aşk Üçgeni

Avalon Sanctuary Grimm

Soul Sacrifice ile Soul Sacrifice Delta’yı birbirinden ayıran en önemli fark, karakteriniz için üç fraksiyondan birini seçebiliyor olmanız. Seçme imkanı tanınmasa da Avalon ve Sanctuary ilk oyunda mevcuttu. Delta ile birlikte oyuna Grimm de katıldı ve artık bunlardan birine dahil olarak farklı özellikler kazanabiliyorsunuz. Avalon tüm yaratıkların yok edilmesinden yana ve bu gruptakilerde kurban etmek ön planda. Ayrıca Soul Sacrifice’ın dünyasında en kabul gören grup da Avalon. Sanctuary, Avalon’a karşı kurulmuş ve tüm yaratıkların kurtarılması gerektiğine inanıyor. Grimm bu ikisinden farklı olarak “kader” seçeneği sunuyor. Yani fate’i seçerseniz bir yaratığı kurban mı edeceksiniz, yoksa kurtaracak mısınız önceden bilme şansınız yok. Ayrıca offering’lerinizin yenilenmesi için Avalon’da kurban etmeniz, Sanctuary’de kurtarmanız, Grimm’de ise kadere bırakmanız gerekiyor.

Soul Sacrifice’ın hikayesi temel olarak Avalon üzerine kurulmuş olsa da, yan hikayelerde kahramanımızın Sanctuary’e ve Grimm’e katıldığı bölümler de var. Ayrıca Delta’da oyunun ana hikayesinin sonlarına doğru yeni bölümler eklendiğini belirteyim. Bu bölümlerde hikayeye Grimm’de dahil oluyor ve dünyanın sonu ile ilgili daha önceden bilmediğimiz bazı detaylar açıklanıyor. Bu ekstra hikayeyi orijinal oyun kadar başarılı bulmasam da, tatmin edici olduğunu söyleyebilirim.

Kıyamet Günü

Soul Sacrifice Delta İnceleme

Soul Sacrifice Delta’nın diğer artılarından söz edelim biraz da. Zaten fazlasıyla offering, pact ve sigil barındıran oyuna Delta ile yüzlercesi daha dahil edilmiş. İnanılmaz bir çeşitlilik söz konusu. Avalon, Grimm ve Sanctuary için pek çok yeni yan hikaye de eklenmiş ve tekrar ediyorum, bazıları gerçekten çok başarılı. Hepsi bu değil, onlarca yeni boss ve küçük yaratık da eklenmiş. Bunlardan Grimm’e ait olanlar Pamuk Prenses, Bremen Mızıkacıları, Kırmızı Başlıklı Kız, Fareli Köyün Kavalcısı, Sindrella ve daha pek çok masal kahramanını içeriyor. Tahmin edileceği üzere her biri feci şekilde grotesk yaratıklar ve hepsinin hikayeleri mükemmel kurgulanmış.

Son olarak Soul Sacrifice ve Soul Sacrifice Delta’nın yalnızca PS Vita için yayınlandığını ve Vita’nın tartışmasız en iyilerinden olduğunu söyleyelim. Tek başınıza oynamaktan sıkıldınız ve daha fazla hikaye kalmadı mı? 4 kişiye kadar online olarak açın Pact‘leri ve doyasıya oynayın. Grafikleriyle de Vita’nın sınırlarını zorlayan Soul Sacrifice Delta, her PS Vita sahibinin sahip olması gereken bir oyun. Ancak keyif almak için iyi derecede İngilizce bilmeniz gerektiğini de belirtmem gerekiyor.

CEVAPLA

Yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi girin